Belleğin Azmi tablosu, ünlü İspanyol ressam Salvador Dali’ye aittir. Dali, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olarak kabul edilmekte ve sürrealist akımın önde gelen temsilcilerinden biri olarak kabul görmektedir. Salvador Dali eserleri ise genellikle tuhaf ve çarpıcı imgeler içermekte ve izleyiciyi farklı bir düşünce dünyasına davet etmektedir. Dolayısıyla eriyen saatler kimin sorusuna cevap olarak Dali’yi söylemek oldukça doğrudur. Sanatçının tablolarında sıkça kullandığı eriyen saatler, zamanın akışkanlığı ve insan bilincinin karmaşıklığını simgelemektedir. Salvador Dali’nin bu eseri, sanat tarihinde önemli bir yere sahiptir ve sanatçının dehasını ve sanatsal bakış açısını yansıtmaktadır. Dolayısıyla, eriyen saatler teması, Dali’nin sanatının en belirgin ve tanınmış unsurlarından biridir.Belleğin Azmi’nin hikayesi, Dali’nin bir akşam yemeği sonrası peynirin erime şeklinden ilham almasıyla başlamaktadır. Bunun sonucunda, eriyen saatler fikri geliştirilerek zamanın akışkan ve esnek olduğu ressam tarafından simgelenmek istenmiştir. Tablodaki arka plan, Dali’nin doğup büyüdüğü Katalonya bölgesindeki manzaraları yansıtmakta ve eriyen saatler ve uçsuz bucaksız peyzaj, gerçekliğin ve zamanın sınırlarını zorlayan bir kompozisyon oluşturmaktadır. Tablodaki karıncalar ve yüzü belirsiz figürler ise ölüm ve çürüme temalarını da işleyerek eserin derinliğini artırmaktadır. Genel bir ifadeyle bu hikaye, Dali’nin sıradışı düşünce yapısını ve sanatsal yeteneğini gözler önüne sermektedir.Eriyen saatler tablosu, 1931 yılında Salvador Dali tarafından tamamlanmış ve aynı yıl sergilenmiştir. Bu tablo, sürrealist sanatın en çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilir ve Dali’nin zaman kavramına bakış açısını yansıtmaktadır. Ayrıca 1930’lu yıllarda Avrupa’da sürrealizm akımı etkisini artırırken, Dali de bu akımın en tanınmış temsilcilerinden biri haline gelmiştir. Özellikle Sigmund Freud’un psikanaliz teorilerinden esinlenerek oluşturduğu bu eser, bilinçaltı ve rüyaların sanata yansıması açısından büyük bir öneme sahiptir.

Tablodaki eriyen saatler, başlıca olarak zamanın mutlak olmadığını ve gerçekliğin rüya ile iç içe geçtiğini simgeler. Dolayısıyla Salvador Dali eriyen saatler imgesiyle zamanın katı ve değişmez bir şey olduğu düşüncesine meydan okumayı hedeflemektedir. Bu eser, Albert Einstein’ın görelilik teorisinden de esinlenerek zamanın akışkanlığını ve değişkenliğini sanat yoluyla anlatmaya da yardımcı olmaktadır. İlaveten Salvador Dali Belleğin Azmi, sadece zaman kavramını değil, insan hafızasının doğasını da sorgulamaktadır.Tabloda yer alan yumuşamış saatler, insan hafızasının zaman içinde nasıl değişebildiğini ve anıların bazen gerçeği çarpıtabileceğini ifade eden başlıca unsurlardandır. Son olarak Salvador Dali saat tasvirleriyle gerçeküstü dünyasını yaratırken, izleyiciyi zamanın ötesinde düşünmeye de davet etmektedir.

